Eğitim hakkının engellenmesi SUÇTUR. Öğrencileri eğitim kurumlardan almayanlar, Türk Ceza Kanununun 112. maddesindeki “EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ENGELLENMESİ”, 122. maddesindeki “AYRIMCILIK” ve 257. maddesindeki “GÖREVİN KÖTÜYE KULLANILMA” suçunu işlemektedir. Anayasa’nın 137 maddesine göre “konusuz suç olan hiç bir emir hiçbir suretle yerine getirilemez”. Güvenlik görevlilerinin kimliği olan üniversite öğrencisini geri çevirme yetkisi yoktur. Öğrencileri okula almama emrini veren yöneticiler kadar, kanunsuz emri yerine getiren güvenlik görevlileri de, suç işlemektedirler.
EĞİTİM HAKKINIZ ENGELLENİYOR İSE NELER YAPABİLİRSİNİZ:
• Kıyafet gerekçesiyle okula girişinin engellenemeyeceğini ifade ederek, hakkınızı kullanmakta ısrarcı olabilirsiniz.
• Okula ya da derse girişinize engel olunuyorsa bu durumu bir “tutanak” ile tespit edebilirsiniz. (Tutanakta; tarih, yer, isim, ne tür bir engelleme ile karşılaşıldığı, kimin engel olduğu ve varsa okulun öğrencileri almayacağına ilişkin kararının tarih ve sayısı yönünde net ifadeler ve adres bilgilerinin olması önemlidir. El yazısı ile yazılabilir. Mutlaka kapıdaki güvenlik görevlilerinin imza atmasına gerek yoktur. İhlale tanık olan başkalarının imzasını almanız yeterlidir. Sadece imza atmasalar da girişe engel olan görevlilerin isimlerinin tutanakta belirtilmesi haklarında ceza davası açılmasını sağlayacaktır. Tutanak konusunda yardım ve detaylı bilgi için AKDER’i arayabilirsiniz.)
• Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına, Valiliğe, ilçelerde bulunan İnsan Hakları kurullarına ve Meclis İnsan Hakları Komisyonuna yazılı dilekçe vererek vaki ayrımcılığın kaldırılmasını ve suç işleyen yetkililer hakkında yasal yollara müracaat edilmesini isteyebilirsiniz. Okula alınmama devam ettiği müddetçe, sürekli olarak yeni müracaatlar yapmanız mümkündür.
• Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Bunun için sivil toplum kuruluşlarına müracaat ederek hukuki yardım talep edebilirsiniz.