Tasarımı Kaydet  Kapat

Aile İçi Şiddet Üzerine Yeni Kanun

Aile İçi Şiddet Üzerine Yeni Kanun

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının üzerinde çalıştığı “Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Tasarısı” taslak halinde barolar, sivil toplum kuruluşları ve aile mahkemelerine sunuldu. İnternet sayfası üzerinden de ilgili her kuruluşun önerisine açık olarak yayınlanan taslak önümüzdeki günlerde ikinci kez Bakanlar Kurulunda görüşülecek.

Daha önce kadınlar aile içinde uğradıkları şiddet vakalarında 4320 sayılı Ailenin Korunması Kanununda yer alan yaptırımlar ile korunmaktaydı. Ancak yaptırımlar gerek içerik ve gerekse uygulama konusunda şiddet vakalarını önlemekte yetersiz kalmaktaydı. Kadına yönelik şiddeti önlemek üzerine çıkarılacak olan yeni kanunun taslak hali ise 4320 sayılı kanunda yer almayan şu tedbirleri içermekte: Yeni tasarıda evli olmayanlar da kanun kapsamına giriyor. Şiddet gören kadına fiziki koruma tedbirleri getiriliyor. Koruma kararına uymayan kişi tutuklanabilecek. Elektronik kelepçe, sinyal sistemi ve izleme merkezi yöntemleri geliyor. Şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan nişanlılar eşler ya da yakın ilişki içinde yaşayanların da yasanın kapsamına giriyor. Yani onlara  da şiddete maruz kalmaları durumunda fiziki koruma sağlanacak. Koruma kararına uymayan kişi tutuklanabilecek. Tedbir kararı verilen eşe, elektronik kelepçe takılacak. Sinyal sistemi ve izleme merkezi ile de takip edilecek. Cumhuriyet savcılıklarında şiddetten koruma büroları kurulacak. Sağlık giderleri düzenlendi. Cumhuriyet başsavcılıklarında şiddetten koruma bürosu kurulacak. Hakkında tedbir kararı verilen şiddet mağdurlarından sosyal güvencesi olmayanların sağlık giderlerinin Sağlık Bakanlığı'nca karşılanması da öngörülüyor.

Kadın sivil toplum kuruluşları ise taslakta bazı değişiklikler ve eklemeler öneriyorlar. Bunlar arasında Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün (KSGM) şiddeti önleyici koruma tedbirlerinin alınması ve izlenmesi süreçleriyle ilgili oluşturulan birimlerin içinde yeniden yer alması (düzenlemede bu görev, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezine verilmişti) ve sivil toplum kuruluşlarına getirilen kendilerine başvuran şiddete maruz kalmış kadınların bilgilerini emniyete, yargıya ihbar etme zorunluluğunun kaldırılması var. Ayrıca 1 ayı geçen koruma kararları için getirilen belgelendirme zorunluluğunun kaldırılması, böylece şiddete maruz kalma tehdidi altında olanların da korumadan yararlanabilmesinin sağlanması, aile hâkimlerine -durumun özelliğine göre- 6 aydan uzun ya da süresiz koruma kararı verme hakkı sağlanması ve İstanbul Sözleşmesi’nde yer alan Şiddet olaylarında uzlaşma ve arabuluculuk yapılamaz maddesi ile kadına yönelik şiddet, toplumsal güç eşitsizliklerinden kaynaklanan bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılıktır maddesinin yasada yer almasının sağlanması da talep edilen değişiklikler arasında yer alıyor.



Kaynak: KSGM, Aile İçi Şiddet Araştırması, 2008



Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Tasarısı’nın tam metninde www.ksgm.gov.tr internet sitesinden ulaşabilirsiniz.