Tasarımı Kaydet  Kapat

Blog / Makalelerimiz

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Bildirisi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Bildirisi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kadınların hayatın her alanındaki önemini ve insanlığın gelişimine katkılarını vurgulamak için önemli bir fırsat teşkil etmektedir. Bir toplumun kadına bakış açısı, kadın haklarına verdiği önem, o toplumun medeniyet düzeyinin en önemli göstergelerinden biridir. İnsanlık tarihinin ne önceki dönemlerinde ne de bugün kadınların sosyal, siyasi, ekonomik anlamda dâhil olmadığı bir toplumsal gelişmeden bahsetmek mümkün değildir. Kadının toplumsal hayatın her alanına özgür ve güçlü bir şekilde katılabilmesi, toplumların gelişimi ve daha hızlı kalkınması bakımından temel bir gereksinimdir.

Kadının toplumdaki statüsünün güçlendirilmesi ve uğradığı haksızlıkların azalması yolunda ülkemizde son dönemde önemli değişim ve gelişmeler yaşanmaktadır. Türkiye’de kadın haklarının korunmasıyla ilgili Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW ) ve son olarak kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmelere katılımlarla beraber her ne kadar birçok yeni kanun da yürürlüğe girmiş ise de ülkemizde maalesef yasal mevzuatın varlığı kadınların yaşadığı mağduriyetleri, kadın cinayetlerini engellemeye yetmemektedir. Öyle ki 2018 yılına girdiğimiz Ocak ayında 27, Şubat ayında 47 kadın cinayete kurban gitmiştir.

Bugün uluslararası sözleşmelere ve ulusal düzeyde takip edilen politikalara rağmen Avrupa’da da kadına şiddet ve ayrımcılık ciddiyetini korumakla beraber, aile mefhumu ve neslin devamı konularında çok daha ciddi toplumsal sorunlar ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde de uluslararası sözleşmelere bağlı olarak geleneksel, bölgesel, bireysel farklılıklar gözetmeksizin kadının ev dışında kapitalizm için üretmesini önceleyen batıya ait “modern ve sekuler” kadın prototipinin pazarlanmasının, toplumda kadın sorununa yönelik çıkan (ya da çıkartılan) sonuçların ve kadını yüceltmek adına verilen bazı mesajların toplum ve aile değerlerimizi zedeleyebileceği ve kadın sorununu aşan çok daha kapsamlı toplumsal başka sorunlara sebebiyet verebileceği endişesi taşımaktayız.

1999 yılında yaşanan Başörtüsü ayrımcılığı dolayısıyla kadın ihlalini önleme faaliyetleri yürütmek amacıyla yola çıkan Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği (AKDER), kadın haklarının güvence altına alınarak her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı korunması adına 1999’dan beri mücadele etmeye devam etmektedir.

AKDER olarak kadın cinsiyeti üzerinden dünyanın her yerinde hala yaşanmakta olan kültürel, siyasal, ekonomik, ideolojik veya dinsel ayrımcılığı ve mağduriyetleri engellemek için toplumların kadına bakış açısında, kadınla olan ilişkisinde ve kadını konumlandırdığı noktalarda hukuki olmanın yanı sıra, belki çok daha fazla evrensel bir zihinsel dönüşüme ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Bu noktada yasa koyucu olarak devlete, toplumu yönlendirici mekanizmalar olarak STK’lara, topluma şekil verecek olan sosyologlara, nesilleri dönüştürecek olan eğitimcilere ve nihayetinde bireyi yetiştiren anne- babalara büyük görevler düşmektedir.

Kadın sorunlarına yönelik yapılacak politikaların kadın ve erkeği karşı karşıya getiren veya birbirine üstün kılacak bir zemin arayışından ziyade, kadın ve erkeğin bir bütünün birbirini tamamlayan, temelde eşit hak ve sorumluluklara sahip iki biricik cinsiyet çerçevesinde ele alınmasının daha sağlıklı olacağı inancındayız. Bu noktadan kadına da erkeğe de insan olarak bakabilirsek, bu doğrultuda adımlar atabilirsek, hem kadına karşı her türlü istismarın ve şiddetin önlenmesi, hem de aile mefhumunun güçlenmesine katkı sağlayacak kültürel ve dini referanslarımıza daha uyumlu, içselleştirilebilir politikalar geliştirmemiz mümkün olacaktır.

Toplumun tüm bireyleri ile (Kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk) insan onurunu zedeleyen her türlü haksızlık, adaletsizlik karşısında hep birlikte mücadele edeceğimiz, daha adil, daha barış dolu bir dünyaya yol almayı umut ediyor, bu duygularla, kadın şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarken, dünyanın dört bir köşesinde savaş ve terör mağduru olan kadınlarımız başta olmak üzere, ülkemizde ve dünyadaki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.

Etiketler: